Money 20/20 Europe kapsamında Amsterdam’da United Payment CEO’su İlker Sözdinler ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte o söyleşinin satır başları… 

Elif: İlker, etkinlikte geçen sene Türkiye’den katılan sayılı katılımcılar arasındaydık. Ancak bu sene gördüğüm kadarıyla Türkiye’den çok kalabalık bir ekip var. Sizin ekip de geçen senelere kıyasla daha kapsamlı. Öncelikle sizler neden buradasınız ve neden bu kadar kalabalıksınız, onu sorarak başlayayım.

İlker Sözdinler: Biz aslında United Payment olarak ilk Money20/20’den beri etkinliğe katılıyoruz ve son beş altı senedir de düzenli olarak stant açıyoruz. Bu sene geçen senelerden farklı olarak on beş kişilik bir ekiple katıldık. Wise dahil en büyük iş ortaklıklarımızı bu etkinlik aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz düşünülünce bu hareket çok mantıklı aslında. Buna büyüme hikayemizi sembolize eden bir hareket diyebiliriz.

Bu sene DEİK standının da sayesinde güçlü bir ekosistem havası veriyoruz. Hatta etkinlik organizatörleri gelip bize teşekkür ettiler.

Elif: Türk stantlarının önünde büyük bir yoğunluk görülüyor. Sizlerle konuşmak için sıraya girmek zorunda kaldık. Peki bu kadar ödeme sisteminin aynı yerde olması rekabeti nasıl etkiliyor?

İlker Sözdinler: Biz DEİK ile çoğu Türk şirketinin gelmesine ön ayak olduk ki farklı odak noktaları ve müşteri kitleleri sebebiyle çok kesişme durumu da yok. Biz etkinliğe uluslararası para transferi kategorisinde katılıyoruz mesela.

Elif: Bu sene yeni markanın da etkisiyle sizlerde daha farklı bir tarz ve yaklaşım görüyorum. Biraz bu değişimden bahseder misin?

İlker Sözdinler: Bizim için globalleşmenin ilk adımı marka değiştirmeydi. Bu değişimi şirkete baştan aşağı yansıtmaya çalıştık. Kurumsal kişilikteki değişim adeta kanımıza işledi. Bu değişimin uluslararası iş birlikleri ve tanınırlık anlamında da işe yaradığını görüyoruz. Bu marka değiştirme ile çözdüğümüz problemler değişti. Önceden kurumsal müşterilerin problemlerini çözüyorduk, şimdi ise FinTech’lerin problemlerini çözüyoruz.

Elif: Peki başarılı şirket kültürü değişiminin sırrı nedir?

İlker Sözdinler: Kurumsal kültür değişimi yönetim kadrosunda başlar. Biz global değil bölgesel (regional) bir şirketiz ve buna uygun, farklı kültürlerden gelen ve alanında deneyim sahibi yöneticiler bulmak için büyük çaba sarf ediyoruz. Buna ek olarak gittiğimiz ülkelerde “full lokal” ekipler yaratmaya çalışıyoruz. Şu anda beş farklı ülkede faaliyet gösteriyoruz. Amacımız bölgesel çalışan şirketler arasında en büyüğü olmak.

Elif: Türkiye ve Avrupa ödemeler ekosistemlerine değinebilir misin?

İlker Sözdinler: Seve seve. Türkiye’de açık bankacılık alanında bir hareketlenme başladı. Biz BKM sertifikasyonu alan ilk şirketlerden biriyiz. Sene sonuna kadar altyapının tamamlanacağını düşünüyorum. Artık en azından bankaların FinTech oyuncuları kabullenip kabullenmeyeceği gibi bir soru işareti yok kafalarda, bankalar durumu kabul ettiler. Şu anda tek sıkıntı aynı işi yapan çok fazla şirket olması aslında bunun da zamanla değişeceğini umuyorum.

Elif: Neden peki?

İlker Sözdinler: Çünkü yapılmış olanı yapmak her zaman daha kolaydır.

Elif: Son olarak Avrupa’yı nasıl görüyorsun?

İlker Sözdinler: Avrupa’da regülasyonlar daha gelişmiş ancak orada da sistem çok yavaş ilerliyor. Şu anda Romanya’da lisans almaya çalışıyoruz ve bu sürecin ne kadar zor olduğunu ilk elden deneyimledik. Altı ayda almayı beklediğimiz lisans regülatörün cevap hızından dolayı yaklaşık iki sene kadar sürdü. Neyse ki bir iki haftaya kadar bu konuda olumlu bir haber verebileceğiz ve başvurumuz onaylandığında Romanya’da lisans alan üçüncü şirket olacağız. Bir diğer hedef pazarımız olan İngiltere’de ise işler daha hızlı ilerliyor. Level 39’a kabul aldık ve yakında faaliyete başlayacağız. Ben genel olarak Avrupa’nın Türkiye, Asya ve Orta Doğu’dan gelen oyuncular için biraz rekabetçi olduğunu düşünüyorum ama bizler ekosistemi boş bırakmamaya çalışıyoruz.

Stant sohbetlerinin devamı ve kapsamlı Money20/20 notlarımız için etkinlik sonu özetimizi bekleyin!

Elif Kocaoğlu Ulbrich
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Galatasaray Üniversitesi’nden Özel Hukuk ve WHU – Otto Beisheim School of Management’tan İşletme Yüksek Lisans derecelerine sahiptir ve ilaveten Jean Monnet, Joachim Herz Stiftung bursiyeridir. İstanbul ve Ankara’da muhtelif uluslararası hukuk bürolarında altı seneden fazla avukat olarak çalıştıktan sonra, Denizbank A.Ş. ile başlayan bankacılık ve finans kariyerine 2013 itibariyle Hamburg ve daha sonra Berlin’deki FinTech startuplarında (FinLeap, Cringle, Lendico) iş geliştirme, proje yönetimi, FinTech regülasyon ve lobi faaliyetleri alanlarında uzmanlaşarak devam etmiştir. FINTECH Circle ve Wiley iş birliğiyle 2020’de yayımlanması planlanan The PAYTECH Book, The AI Book ve The LegalTech Book kitaplarında eş yazar olan Kocaoğlu Ulbrich, kurucusu olduğu Berlin merkezli Contextual Solutions aracılığıyla 2019'dan beri danışmanlık, eğitim ve yayım hizmetleri sunmaktadır.