İş dünyası uzun süredir aynı refleksle hareket ediyor: ölç, analiz et, optimize et. Veriler çoğaldıkça, algoritmalar güçlendikçe, kararların daha “doğru” hale geleceğine inanıyoruz. Oysa içinde yaşadığımız çağ, bize bunun yeterli olmadığını her gün yeniden hatırlatıyor. Çünkü sorun artık bilgi eksikliği değil; anlam, sezgi ve yön eksikliği.
Bu noktada, Roger L. Martin’in Yeni Bir Düşünme Biçimi adlı çalışması son derece kritik bir kapı aralıyor. Kitap, iş dünyasının neden yaratıcılığı sistem dışına ittiğini ve bunun bedelini nasıl ödediğini anlatıyor. Daha da önemlisi, bu çıkmazdan nasıl çıkılabileceğine dair güçlü bir çerçeve sunuyor.
Algoritmalar Yetmez
Martin’e göre iş dünyasında bilgi üç aşamada evriliyor:
Önce gizem var; tam olarak anlayamadığımız, tanımlayamadığımız sorunlar. Ardından sezgisel kurallar geliyor; deneyimle geliştirilen pratik çözümler. Son aşamada ise algoritmalar devreye giriyor; ölçülebilir, ölçeklenebilir, verimli sistemler.
Sorun şu ki, şirketler bu yolculuğun sonuna âşık oluyor. Algoritmalar kutsallaştırılıyor, sezgi küçümseniyor, belirsizlikten kaçınılıyor. Oysa Martin’e göre gerçek rekabet avantajı, algoritmaları kusursuzlaştırmakta değil; yeniden gizemlere dönebilecek cesareti gösterebilmekte yatıyor.
Tasarımcı Gibi Düşünmek
Kitabın merkezinde yer alan kavramlardan biri tasarım odaklı düşünme. Martin, tasarımcıların dünyayı algılama biçimini stratejik bir liderlik yetkinliği olarak ele alıyor. Tasarımcılar çelişkilerden kaçmaz; aksine onları aynı anda masada tutar. “Ya o ya bu” yerine, “ikisini aşan üçüncü bir yol” ararlar.
Martin bu yaklaşımı bütüncül (integrative) düşünme olarak adlandırıyor. Geleceğin liderleri, seçenekler arasında seçim yapanlar değil; seçenekleri yeniden tasarlayanlar olacak.
Yenilikçi ve Doğru Sorular
Yazarın en sert eleştirilerinden biri, modern yönetim eğitimine yönelik. MBA programlarının büyük kısmı, yöneticileri optimizasyon uzmanlarına dönüştürüyor. Ölçülebilir olan her şey değerli, ölçülemeyen her şey ise “riskli” kabul ediliyor. Bu yaklaşım kısa vadede düzen, uzun vadede ise yenilik yoksunluğu üretiyor.
Oysa bugünün dünyası, net cevaplardan çok doğru sorulara ihtiyaç duyuyor. Ve bu sorular, çoğu zaman tabloların ve raporların dışında doğuyor.
Yeni Bir Liderlik Anlayışı
Bugün şirketleri ileri taşıyacak olan şey, daha fazla veri ya da daha hızlı algoritmalar değil. Asıl farkı yaratacak olan; belirsizlikle barışık, sezgiyi dışlamayan, analitik akılla yaratıcı cesareti bir arada tutabilen liderler.
Türkçe’ye Kazandırılan Önemli Bir Eser
Bu noktada önemli bir parantez açmak gerekiyor. Yeni Bir Düşünme Biçimi gibi, düşünce dünyasını dönüştürme potansiyeli olan bir eserin Türkçe’ye kazandırılmış olması son derece kıymetli. Bu nedenle kitabın yayınlanmasına katkı sunan İşNet’i özellikle tebrik etmek ve teşekkür etmek isterim.
Yönetim, strateji ve liderlik literatürünün yalnızca “nasıl daha verimli oluruz” sorusuna değil, “nasıl daha iyi düşünürüz” sorusuna da alan açması gerekiyor. İşNet’in bu yöndeki katkısı, iş dünyamız için çok değerli bir yatırım.
Gelecek, hesaplamayı bilenlerin değil; düşünmeyi yeniden tasarlayabilenlerin olacak.
Roger L. Martin


