Küresel FinTech liderlerinden kabul edilen Oliver Bussmann American Banker için kaleme aldığı makalesinde açık ve özel Blockchain ağlarının geleceğini ve nasıl gelişmesi gerektiğini ele alıyor.

Bu makaleyi daha iyi anlamak için öncelikle Blockchain 101 kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.

Çok sayıda kamu ve özel kurumun yarıştığı Blockchain teknolojisinin geleceğini belirlemek için şiddetli bir savaş devam ediyor. Açık bir platform olarak kabul edilen Ethereum Blockchain ağının özel şirketler tarafından kurumsal bir versiyonunu inşa etme çabalarıyla ilgili gelişmeleri okuduğumda bu oldukça dikkatimi çekiyor.

Gelişmeler henüz erken bir aşamada ancak uygulanabilir bir platform olan Ethereum için gerçekleştirilen çalışamalar başarıya ulaşırsa bu Blockchain camiası için güçlü ve lider bir rakibin ortaya çıkacağı anlamını taşıyor.

Ethereum’un kurumsal bir versiyonu neredeyse hemen hemen her sektörde sağlam veya büyük ölçekli özel Blockchain uygulamaları oluşturmak için kullanılabilir. Daha da önemlisi; Ethereum’un kökleri açık kaynak kodlu bir Blockchain ağı olarak ortaya çıktığı için, Ethereum küresel ölçekte serbestçe erişilebilen ve tüketici odaklı iş platformları oluşturmak için çok uygun görünüyor.

Geleceğin böylesi açık, merkezi olmayan platformlarda yattığına ve Ethereum’un bu geleceği gerçeğe dönüştüren mükemmel bir aday olduğuna kesinlikle inanıyorum.

Başka yerlerde belirtildiği gibi Ethereum iş için oldukça cazip bir Blockchain uygulaması ve zaten büyük bir kurumsal başarıyı da elde etmiş durumda. Bunun temel nedenleri ise Ethereum kaynak kodlarına kolayca ulaşabilmek, öğrenmek, kullanımının kolay olması ve aynı zamanda tamamen programlanabilir olması. Bu nedenle geliştiriciler, teknolojiyi herhangi bir iş amaçlı projeye kolaylıkla uyarlayabiliyor. Bireyler, şirketler, konsorsiyumlar veya hatta tüm endüstriler kendi platformlarını bu açık Blockchain protokolünün üzerinde kolayca kurabilirler.

Bu güne kadar mümkün değildi ama artık mümkün!

Bugüne kadar, açık teknolojileri kurumsal platformlar için uyarlamak hep yavaş bir süreç olmuştur. Çoğunlukla teknik sebeplerden dolayı bu tarz projeleri hayata geçirmek mümkün değildi. Öte yandan Ethereum’un bu noktada neden bu kadar çekici olduğunu anlamak için nedenlerine ayrıntılı olarak bakmamız gerekiyor.

Blockchain dünyasındaki temel ayrımlardan biri izin gerektirmeyen ve izin gerektiren Blockchain ağları arasındaki farktır. Bitcoin izin gerektirmeyen bir Blockchain platformudur. Herkes katılabilir. İzin gerektiren Blockchain ağları ise kısıtlayıcıdır ve yetkililerin erişim izni vermesi gerekir.

Bitcoin ortaya çıkıp hızla gelişmeye bağladığında altında yatan Blockchain teknolojisinin potansiyeli çabucak anlaşıldı. Fakat aynı zamanda hızlı bir şekilde, halka açık, izin gerektirmeyen dağıtık kayıt sistemlerinin iş ortamındaki sınırları da anlaşıldı. Bunlar; hız, güvenlik, gizlilik, maliyet, özgün Blockchain ağlarının programlanabilirlik eksikliği gibi kısıtlamalardı. Liste devam ediyor. Bu sorunların birçoğu kamuya açık bir Blockchain ağını uygulanabilir hale getirmek için gereken işlevlerin bir sonucudur.

Yalnızca güvenilen kullanıcıların platformda olmasını sağlamak için geliştiriciler bu sorunların birçoğundan kaçabilir. Sonuç olarak Ethereum’un çeşitli bireysel projelerde, R3 CEV veya Hyperledger gibi daha büyük konsorsiyumlarda çeşitli izin gerektiren Blockchain ağlarında kullandığını gördük.

Ancak izin gerektiren Blockchain ağları bugün bir güvenlik ve güven perspektifinden mantıklı görünse de Blockchain’in temel mantığından uzak görünüyor.

Bu tespitimin ilk sebebi, özel Blockchain ağlarının genel olanlar kadar ölçeklenebilir olamaması; bu büyük bir sınırlama olabilir. Ticaret finansmanı veya küresel sadakat puanı şeması gibi bir projeyi ele alalalım. Bunları mevcut üyeler ile sınırlamak istemezsiniz. Bunun yerine, en fazla sayıda varlığın veya kullanıcının bağlanmasını mümkün olduğunca kolaylaştırmak istersiniz. Halka açık Blockchain ağları – herkese açıktır – bu bağlamda daha esnektir.

Özel sektöre ait bir Blockchain ağı, sahiplerinin beceri, uzmanlık ve devam eden yatırımına da bağımlıdır. Bu maliyet ve geliştirme çabası demektir. Özel Blockchain ağları genelde özel standartları ifade eder; Bu nedenle kamuya açık olanlar kadar birlikte çalışabilir olmayabilirler.

Ethereum projesi denklemin açık tüketici tarafını iş tarafı ile bir araya getirerek bu konularla başa çıkmak için ciddi bir çaba olarak karşımıza çıkıyor. Bunu yaparken, dünyanın her yerinde 10.000 Ethereum geliştiricisinin bulunduğu bir topluluk çalışmaya devam ediyor. Sürekli olarak platformu geliştiren ve merkezi olmayan bir ortamda çalışan derin deneyime sahip bu grup – geleneksel işletme / kurumsal geliştirme topluluğuyla iş birliği yapabilir. Bu güçlü bir denge sağlar ve Blockchain topluluğunda daha geniş kapsamlı önemli eğilimlerle örtüşür.

Bilgi silolalarının sonu geliyor

Blockchain ağlarının bilgi silolarını parçalayacağına inanıyorum. Sonuç olarak, işletme ve tüketici arasındaki çizgiler kadar farklı endüstriler arasındaki çizgiler de solacak. Bugün, tedarik zinciri yönetimini ve ticaret finansmanını birbirinden ayıran bilgi silolarının zayıflamasıyla bir ipucu elde ediyoruz.

Tek bir sektör için merkezi olarak yönetilen platformlar bu tür ortamların ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele edecektir. Açık platformlar daha esnektir; Bu nedenle, bilgi ve hizmetlerin sektörler arası kullanımını ve farklı kurum ve kullanıcıların entegrasyonunu kolaylaştırabilir.

Nesnelerin İnternet’i olgunlaştıkça ve milyarlarca cihaz çevrimiçi hale geldiğinde, etkileşime girmesi gereken çok sayıdaki varlık ortaya çıkacak. Özel ve izin gerektiren Blockchain platformları bu tür büyük çaplı aşırı bağlanabilirliğin altından kalkamayabilirler. Topluluk tarafından kolayca erişilebilir ve genişletilebilen açık platformlar bu tür bir dünya için daha uygun olacaktır.

Giderek merkezilikten uzaklaşan bir modelin, günümüzde şekillenen türden yüksek dağılıma sahip bir dünyada yönetme ve işlem yapmanın tek yolu olduğuna ve kurumsal Blockchain aları için bir çeşit kamu bulut ortamı bulacağımıza giderek artan bir şekilde inanıyorum. Ancak bu bir gecede olmayacak.

Şayet bu tespitlerimi akafa karıştırıcı görünüyorsanız, bu günlerin internetin ilk günlerinde benzer tartışmalar olduğunu unutmayın. O zamanlar bazıları AOL’nın küresel platform olması gerektiğini söylüyordu çünkü bu özel, daha güvenli ve benzersiz bir altyapıydı. Ancak sonunda açık standartlar savaşı kazandı.

Ethereum projesinden başarılı bir girişimin çıkması gerekiyor bunu beklemek ve görmek zorundayız. Bence bu yakından takip edilmesi gereken bir şey. İşe yarayabiliyorsa, Ethereum Blockchain platformu açık, küresel bir Blockchain standardı haline gelmek için gerçek bir şansa sahip.

Bu yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.