Mastercard yayınladığı yeni bir raporda “Paylaşım Ekonomisi” kavramının detaylarını ele alıyor ve gelişiminin devam edebilmesi için yapılması gerekenleri anlatıyor.

FinTech ile ilgili birçok önemli ismi bir araya getiren, yeni çözümlerin anlatılıp, farklı düşüncelerin tartışıldığı bir platform olan Money 20/20 Europe kapsamında Mastercard; paylaşım ekonomisinin mevcut durumu, zorlukları ve fırsatları konusunda bir rapor yayınladı.

Rapora göre, ortak tüketimin artması ve varlık paylaşım modellerinin yaygınlaşması ile paylaşım ekonomisinin hızlı bir yükselişe geçti. Paylaşım ekonomisinin büyüme ivmesini koruyabilmesi için teknoloji entegrasyonunun yanı sıra yasal düzenlemeler ve müşteri deneyimi başlıklarının da önemine vurgu yapılıyor.

Paylaşma Ekonomisi: Büyüme Fırsatlarını Anlamak” başlığına sahip raporda; konaklamadan ulaşıma, alım-satımdan profesyonel hizmetlere ve eşyaların kiralanmasına kadar farklı ekosistemlerdeki paylaşım dinamiklerini inceliyor. Rapor ayrıca, geleneksel anlayışın dışına çıkan ve hızlı bir büyüme trendi içinde olan Paylaşım Ekonomisinin geleceğini masaya yatırıyor ve yaşanılan sıkıntıların altını çizerken, fırsatlara ve çözüm önerilerine de değiniyor.

Rapora göre, geleneksel DVD kiralama, araba kiralama gibi sektörlerin yavaşlama trendi içinde olduğu ancak araba paylaşma, müzik ya da video paylaşma, ev değiş tokuşu gibi bambaşka sektörlerin ortaya çıktığı paylaşım ekonomisinde, gelir bazında 2014 yılından 2015 yılına yüzde 97’lik bir büyüme gerçekleşmiş. Paylaşma ekonomisinin önümüzdeki 5 yılına baktığımızda, sadece ulaşım ve konaklamanın 500 milyar dolarlık bir potansiyel oluşturduğu hesaplanıyor.

Raporda “Paylaşım Ekonomisi”nin geleceği için 3 ana başlık temel alınıyor. Paylaşım ekonomisi için raporun öne çıkardığı kritik noktalarından biri, dijital ödemelerde olduğu gibi, emniyet ve güvenlik. Kullanıcılar verilen hizmet kadar onları ve haklarını koruyan, güvenilir platformların beklentisi içinde. Bu da ancak ileri teknoloji entegrasyonu ve gerekli yasal altyapının oluşturulmasıyla mümkün.

Raporda İkinci başlık olarak, tüketicilerin yaşamını kolaylaştırmak, onlara sorunsuz bir deneyim yaşatmak için firmaların teknoloji entegrasyonunun yanı sıra işin insani ve duygusal yönünü de dikkate almaları gerektiği belirtiliyor. Bunun için kullanıcı geri bildirimlerine ve kişisel verilerin korunmasına önem verilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Son önemli başlık ise Blockchain, Nesnelerin İnterneti ve Yapay Zeka gibi kavramlar yaygınlaştıkça tüketicilerin ürün ve hizmetlere her an her yerden erişebilmesinin önemi de giderek artıyor. Bu sebeple paylaşım ekonomisinin de erişilebilirlik konusuna çözüm getirmesi önemli.

Mastercard tarafından yayınlanan raporun kendisine buradan ulaşabilir veya aşağıdaki özet infografik çalışmasına göz atabilirsiniz.