İnsanın varoluş tarihinde geleceği okumak her zaman arzulanan bir yetenek oldu. Tarih falcı ve müneccimlerin hikayeleri ve başarısızlıklarının cezalarına dair örnekler ile dolu. Oysa geleceği okumak için bugün veriyi kullanıyoruz.

Mahtma Gandhi, “Gelecek bugün yaptıklarımız üstüne kurulur” ve Eleanor Roosevelt, “Gelecek, hayallerinin güzelliğine inanlara aittir” demişti. Her iki liderin gündeminde FinTech kavramı yoktu ama tespitlerinde birleştikleri nokta geleceği şekillendirenin bugün gerçekleştirdiklerimiz olduğuydu; düşler ve fiiller. Günümüzün modern falcılarını geçmişin şarlatanlarından ayıran ise sahte kristal küreler yerine dijital ekranları kullanmaları. Veri kümeleri doğru ilişkiler kurulduğunda geleceği okumak için bizlere tahmin edebileceğimizden fazlasını sunuyor.

Her yıl Haziran ayında, New York’da gerçekleştirilen “Future of Fintech” konferansı verileri toplamak ve analiz etmek üstüne kurulu faaliyet gösteren CB Insights tarafından düzenleniyor. Son yıllarda geleneksel sponsor konuşmaları ve sonuçsuz paneller yerine yenilikçi bir yaklaşım ile sadece Unicorn FinTech şirketlerinin liderlerini, profesyonel gazeteciler birebir röportaj formatında sunan, eş zamanlı olarak da Unicorn olma potansiyeli gösteren girişimlerin liderlerinin 7 dakikalık sahne sunumları ile kendilerini tanıttıkları iki günlük bir etkinlikten bahsediyoruz.

Bu sene ilk kez FinTech İstanbul adına katılım gösterdiğim etkinliğin en az içerik kadar öne çıkan bir diğer yönünü görme şansını yakaladım; yeni insanlar ile tanışmak ve iş ağları geliştirmek.

Etkinliği birlikte takip etme şansı yakaladığım Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Dr. Soner Canko, etkinlik için tespit ettiği 5 ana başlığı; BaaS (Banking as a Service), BigTech, Kripto Varlıklar ve Piyasalar, Asya ve Yetenek olarak özetliyor. Soner Bey’in bu özeti tüm etkinliğin ruhunu yansıtırken ben içeriğe biraz daha farklı bir açıdan ele almak istiyorum.

Öncelikle Unicorn sahne sunumlarının pek çoğunun Kuzey Amerika merkezli olması bizim için bir dezavantaj zira kartlı ödemelerin neredeyse her cüzdana girmeyi başardığı ancak ödeme teknolojilerinde çağın gerisinde kalan ABD’de girişimlerin odaklandığı iki ana nokta var; kredilendirme ve taksitlendirme. Affirm, Plaid, Chime, Quicken Loans, LendingTree gibi firmaların sadece taksitlendirme ve kredilendirme işi ile geldikleri büyüklük Türkiye’den gelen birine şu soruyu sorduruyor “burada bankalar gerçekten ödeme teknolojileri adına ne yapıyor?” Bunun cevabının “neredeyse hiçbir şey” olması ilk anda kulağa ilginç gelebilir ancak bu eksikliği bir fırsata dönüştüren girişimlerin ölçeklerinin toplamı yüz milyarlarca dolar büyüklüğe ulaşmış durumda.

Finansal büyüklük, işlem hacmi önemli parametreler ancak FinTech girişimlerini daha başarılı kılan şey topladıkları veriler. Anında kredi vererek tüketicilerin taksitli alış veriş imkanına kavuşmasını sağlayan Affirm CEO’su Max Levchin “Kredi geleceğimize yatırım yapmanın bir yoludur” derken bu ifadenin altında yatan gizli mesajı “elimizdeki kredi verisinden elde ettiğimiz sonuçlar ile geleceği okuyabiliyoruz” şeklinde değerlendirsek kesinlikle hata yapmayız, bu öyle büyük bir güç ki tüm dünyanın e-ticaret çılgınlığı içinde “çocuklarımız oyuncaklarını dokunarak almayı seviyor, tüketiciler elektronik cihazları satın almadan önce kurcalamak istiyor” tespitleri ile geleneksel perakendenin yaşam döngüsünü yorumlayarak yatırımlarına buna göre yapabiliyorlar.

CB Insights Kurucusu ve CEO’su Anand Sanwal etkinliğin ana sunumunu FinTech’in geleceğini “Bilginin Geleceği” olarak yeniden yorumluyor ve bilgiyi oluşturan veriyi yönetmenin işinizi yönetmenin dümeni ve bilgi akışını mobil hale getirmenin de geleceği görmenin en yalın yolu olduğunu vurguluyor. Sanwal veri yönetimini Warren Buffet’ın, “Sürekli su alan bir teknede enerjinizi delikleri tıkamak yerine tekneyi değiştirmek için kullanmalısınız” sözü ile özetliyor ve “parametreleri bilmeden karar veremezsiniz” diyerek verinin önemini vurguluyor.

Sanwal’a göre ellerindeki verilerin onlara söylediği, bankacılık ve FinTech ekosistemi için bir sonraki büyük yenilikçilik alanı maaş ödemeleri olacak. Şimdiden bu alanda onlarca yeni girişim doğmuş ve hızla büyüyor.

CB Insights analistlerin Matt Wong’a göre böylesine kompleks çözümleri ve servisleri bir araya getirmenin yolu Açık Bankacılık standartlarından geçiyor. Wong bu yapıyı amazon Web Servisleri (AWS) benzetiyor, “AWS internet girişimciliği dünyasında oyunun kurallarını değiştirdi ve artık bankacılık için AWS benzeri bir dönem başlıyor; Banking as a Service – BaaS”.

Müşterileri için maaş ödemelerini erkene çeken Chime’ın CEO’su Chris Britt’e göre küçük ve orta ölçekli bankalar ile büyükler arasındaki uçurum veri üzerindeki güç sebebiyle giderek büyüyecek. Büyük bankaların veriyi toplamak ve analiz etmek, onunla denemeler yapmak için daha fazla kaynağı varken diğerlerinin bu imkanları oldukça kısıtlı. Bu açmazdan çıkışın tek noktası ise FinTech’ler ile iş birliği yapmak. Bu ilişkiler geleneksel bankacılığın ücretlere dayalı iş modellerini sonlandırarak oyunu değiştirme gücüne sahip olacak. “bizi küçümsemeyin, 4 milyar dolarlık erken maaş ödemesinde sıfır sahtekarlık yaşadık, bunu veriyi kontrol ederek yapıyoruz” diyor Britt.

Sanwal’ın sunumunda dikkat çeken diğer geleceğe dönük başlıklar arasında Stock Trading as a Service (STaaS) kavramı geliyor. “Satın almak istediğiniz hisse senedi 100 dolar ama siz sadece 10 dolarlık satın almak istiyorsunuz, sorun değil buna imkan tanıyan mobil uygulamalar var” diyor Sanwal.

Hisse senetleri sadece başlangıç, kripto varlıklar ve blockchain sayesinde fiziksel ve sanal ne varsa gerçek zamanlı değerlenebileceği ve sahiplendirilebileceği, bunların algoritmik işlemlerle farklı piyasalarda işlem görebileceği bir dünyaya ilerliyoruz. İnternet’in dahi çocuklarından (artık büyüdü) Circle kurucu ortağı ve CEO’su Jeremy Allaire, “İtibari paraların dijital kripto formu tek bir şirketten gelmeyecek. Çok fazla “Açık Standart” çerçevesinde çözümler göreceğiz. Bir büyük blockchain yerine pek çok farklı blockchainler olacak. Internet sadece tekil bir sistem değil ki para da böyle olsun” diyerek Sanwal’ın dikkat çektiği geleceğe nasıl baktıklarını anlatıyor. Basit bir mobil para transferi ve kripto para satın alma uygulaması olarak doğan Circle bugün geleceğin ekonomik sistemini tasarlamak için çalışıyor. Şirketin diğer kurucu ortağı Sean Neville, “Bazı iş modelleri test ediliyor. Biz aradaki bağlantı olmak istiyoruz. Tüm platformları konuşturacak çözümler üretmeye odaklanıyoruz” diyor.

Yazımın ilk bölümünü burada sonlandırıyorum. Bir sonraki başlığımız “Future of Fintech 2019: Yeni Pazarlar, Yeni Alanlar” olacak. Hızla büyüyen Hindistan ve Asya FinTech ekosistemini, Yapay Zeka, BigTech ve yeni gündemimize giren Libra’yı ele alarak devam edeceğiz. Bizi takip etmeyi unutmayın, FinTech gündeminden uzak kalmayın.

Ahmet Usta lisans eğitimin İstanbul Teknik Üniversitesi Uzay Mühendisliği programında ve yüksek lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi MBA programında tamamlamıştır. Profesyonel iş hayatına çeşitli dergilerde yazarak başlayan Usta, kariyeri boyunca farklı kurumlarda Bilgi Teknolojileri yöneticisi olarak görev almış aynı zamanda farklı yayınlarda düzenli olarak yazarlığa devam etmiştir. Infomag, Bloomberg Business Türkiye gibi saygın dergilerde teknoloji editörlüğü yapan Usta, farklı ölçeklerde dijital ve basılı medya kanallarının kurulması ve yönetilmesi projelerini yönetmiştir. Usta, The Startup Owner’s Manual ve Identity is the New Money isimli kitapları Türkçe’ye çevirmiş, İngilizce Coopetition kavramını Türkçeye Rekaberlik karşılığı ile kazandırmıştır. Blockchain 101 kitabının eş yazarı olan Usta, FinTech İstanbul ve Blockchain Türkiye Platformlarının Genel Yayın Yönetmeni ve aynı zamanda profesyonel bir konuşmacı ve eğitmendir.