The Economist, yakın zamanda geleneksel bankaların küresel bankacılık ve ödemeler endüstrisindeki piyasa kapitalizasyonunun yüzde 72’sini oluşturduğunu gösteren bir analiz yayınladı. Bu oran yılın başında yüzde 81, 10 yıl önce ise yüzde 96 seviyesindeydi.

Yayın, hesaplamalarına hangi şirketleri dahil ettiğini belirtmedi, ancak Bloomberg, CB Insights, CNBC, Finextra Research, Reuters, Economic Times ve Wall Street Journal gibi kaynaklar, en büyük 500 küresel banka, ödeme ve fintech firmalarının tahmini değerlemelerini kullandığını söylüyor. Peki bu sonuçlar bankaları endişelendirmeli mi?

Endüstriyi yakından takip eden isimlerin konuya yönelik farklı açıklamaları oldu.

Bain Capital Ventures Ortağı Matt Harris fintech’lerin piyasa değerlemelerinin ileriye dönük olduğuna dikkat çekiyor: “Gelir çarpanı olarak adlandırılan gelirin dolar başına değerine bakacak olursanız, bir fintech şirketi gelirinin 10 veya 20 katına kadar değer alabilir, ancak kimse bankaları gelirin katları açısından düşünmez. Skeptikler, bunun kullanıcı davranışı, gelir veya kâr üzerinde etkisi olmayan şişirilmiş değerlemelerin bir işlevi olduğunu söyleyebilir.

Harris, şu anda olup bitenlerin bir görünümü yerine piyasa değerlemelerine birer tahminler olarak bakıyor.

Yatırımcılar, gelecekte kimin baskın oyuncu grubu olacağına dair paralarıyla oy veriyorlar. Bu rakamlar, bana yatırımcıların fintech şirketlerinin geleceği konusunda inanılmaz derecede iyimser ve bankaların geleceği konusunda oldukça kötümser olduğunu söylüyor. Gelir veya kullanıcı sayısı, fintech’lerin sahip olduğu mevcut etkiyi ölçmenin daha iyi yolları olabilir.

Nyca Partners Yönetici Ortağı Hans Morris de yatırımcıların iyi finansal modelleri ve sermaye verimliliği olan fintech şirketleriyle yakından ilgilendiklerine katılıyor: “Fintech şirketleri ile bankalar arasındaki değerleme farkları şu anda eşi benzeri görülmemiş düzeyde

San Francisco merkezli girişim sermayesi şirketi Cathay Innovation’ın yatırım direktörü Alexandre Lazarow pazar payı rakamlarının yanıltıcı olmasının farklı bir nedenini sundu: Fintech’ler, daha önce bankasız olan insanlar için yeni hizmetlerle genel finansal hizmetler endüstrisinin pastasını genişletmeye yardımcı oluyor.

Fintech’e girmemin nedeni, teknolojinin sadece bir finansal ürün deneyimini yeniden keşfetmemize değil, aynı zamanda müşterilere nasıl ulaştığımıza ve onlara ürün ve hizmet sunma şeklimizi yeniden değerlendirmemize izin verdiğine dair temel bir inançtı.

60 milyon Amerikalı ve dünya genelinde 2 ila 3 milyar arasında bankasız insan olmasının nedeni bankaların onlara hizmet etmek istememesi değil, geleneksel bir bankanın onlara hizmet vermesi kârsızdır. Kredili mevduat ücreti iş modelinin var olmasının nedeni budur.

Mesala Chime’ın maliyeti oldukça düşük e kredili mevduat ücreti almıyor. Şirket esasında müşterilerinin Chime banka kartlarını kullandıklarında elde ettiği değişim geliriyle geçiniyor. Bazıları bu iş modelinin şirket büyüdükçe kârlı olup olmayacağını sorguladı.

Bankaların fintech’lere karşı bir miktar pazar payı kaybettiğini varsayarsak, bu eğilim devam edecek mi?

Harris, “Bu sonuçlara bakan bir banka yöneticisi olsaydım bu bir eylem çağrısı olurdu” diyor.  “Geleneksel bankaların toparlanmak için vakti var. Ancak bu her zamandakinden çok daha fazla agresiflik ve enerjik bir çaba gerektirecek.

Bankalar fintech’lerin popüler hale getirdiği bazı ürünleri sunmaya başlıyor: Çevrimiçi kredi verme, sanal kartlar, çevrimiçi işe alım, ücretlere erken erişim, otomatik tasarruf ve nakit akışı tahmini gibi hizmetleri bunlara örnek gösterebiliriz.

Wells Fargo Stratejik Ortaklık Müdürü Braden More konuyla ilgili olarak: “Bazı fintech’lerin sağladığı yeni deneyimler, endüstri için çıtayı yükseltti ve kullanıcı tasarımıyla ilgili ne yapmamız gerektiği, müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak için ürünlerimizi nasıl yeniden değerlendirmemiz gerektiği konusunda bizi doğru yöne yönlendirdi. Belirli alanlarda müşteri talebini veya müşteri ilgisini kanıtlamaya yardımcı oldular.” ifadelerini kullandı.

Morris ise bu tür teknoloji odaklı inovasyonların, bankaların hayatta kalması için gerekli olduğunu söylüyor.

Teknoloji, finansal hizmetlerde rekabet avantajını belirlemede artık temel değişkendir. Bir finansal hizmetler şirketiyseniz, rekabet avantajınızı korumak için çok iyi teknolojiye sahip olmanız gerekir.

COVID-19 salgını da mobil ve dijital ödemelerin daha fazla benimsenmesini ve banka şubesinin rolündeki değişiklikleri hızlandırdı. Birçok banka süreçleri iyileştirmeye, kendi teknolojilerini oluşturmaya ve bazı durumlara yeni teknolojileri dahil etmeye çok şey harcıyor.

*Penny Crosman’ın American Banker’daki yazısından özetlenmiştir

Banka ve FinTech işbirliği göründüğünden zor olabilir mi?