Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yayınladığı yeni bir rapora göre düzenleyici sanal alanlara girmek FinTech girişimlerinin sermaye artırmasına yardımcı oluyor.

2015 yılında, İngiltere’nin Mali Davranış Otoritesi (FCA), hızla büyüyen FinTech sektöründeki girişimlere, ürünlerini kontrollü bir test ortamında deneme şansı vermek için bir sandbox (sanal ortam) oluşturmuştu.

5 yıl sonra, yaklaşık 50 ülke İngiltere’nin liderliğini takip etti ve BIS’i de bu sandbox’ların onları kullanan firmalar ve genel FinTech ortamı üzerindeki etkisini araştırmaya teşvik etti.

BIS, sandbox’ların temel hedeflerinden birinin, yasal belirsizlikten endişe duyan yatırımcılara güven vererek, FinTech’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve inovasyonu teşvik etmek olduğunu söylüyor.

Raporda, FCA sanal alanına giren firmaların, girmeyen girişimlere göre daha yüksek bir finansman sağlama olasılığına ve ortalama finansman miktarında ise yüzde 15 civarında bir artışa sahip olduklarını belirtiliyor.

Bunun nedeni olarak ise kısmen, sanal alanların “onay damgası” gibi davranarak bilgi asimetrilerini azaltması gösteriliyor. Ayrıca görevliler, sandbox’a giren firmalara, hizmetlerine veya ürünlerine yönelik yasal zorluklar hakkındaki belirsizlikleri gidermede de yardımcı oluyor.

Raporun sonucun yer alan bir ifade şöyle: “Bulgularımız, politika yapıcıların sandbox deneylerini büyütmeleri, deneyimlerine dayanan düzenli yayınlar ve kılavuzlar aracılığıyla öğrenilen dersleri paylaşmaları için bir teşvik olarak görülebilir.

Uluslararası Ödemeler Bankası’nın hazırladığı raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Rapor: COVID-19 FinTech düzenlemelerini teşvik ediyor