Kurucusu olduğum European Innovation Bridge bünyesinde, her birisi kendi alanında profesyonel bir kariyere sahip uzmanlar ile hazırladığımız Avrupa Ekosistem Raporu’nun üçüncü bölümünü FinTech İstanbul’da paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Her hafta yeni bir bölümünü paylaşacağım bu raporun ilk bölümlerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


Yazar: Engin İyidoğan, SKEMA Business School, Asistan Profesör, Finans

engin.iyidogan@skema.edu
sites.google.com/view/enginiyidogan

Avrupa’da CBDC Yönelimleri

Bu yazı son zamanlarda merkez bankalarının büyük zaman ayırdığı, kimilerine göre Schumpateryan bir yenilik kimilerine göre basit bir uygulama olan CBDC’nin (Central Bank Digital Currency – Merkez Bankası Dijital Para Birimi) Avrupa’daki yankılarını inceliyor. BIS’in (Bank for International Settlement – Uluslararası Ödemeler Bankası) CBDC’yi 2017 yıllık raporunda kriptopara, 2020’den itibaren dijital para birimi olarak adlandırması, yazının anlaşılabilirliği açısından ilk olarak CBDC’nin tanımının gerekliliğini ortaya koymakta.

CBDC Nedir?

En basit haliyle, CDBC bir dijital banknottur. CBDC’nin ülkelerin merkez bankaları tarafından piyasa sürülen fiat banknotlardan ekonomik değer açısından hiç bir farkı yoktur. CBDC’nin temelde para politikalarının etkin şekilde halka ulaştırılması, finansal katılımın artması ve uluslararası para aktarmalarının daha verimli olması gibi amaçlarla kullanılması planlanmaktadır. Bu amaçlar dahilinde CBDC projeleri iki ayakta incelenebilir: (1) Perakende (Retail) CBDC: Vatandaşların alışveriş, ödeme, transfer ihtiyaçları için kullanım, (2) Bankalararası (Wholesale) CBDC: Finansal kuruluşlar arası ödeme ve mutabakat kullanım. Her iki kullanımda da CBDC hesapları merkez bankalarında tutulacak olup, transferler merkez bankalarının belirlediği ağ sistemleri üzerinden yapılması planlanmakta.

Peki CBDC ne değildir? CBDC bir çeşit e-para değildir. Günlük hayatta kullandığımız e-para kullanıcılara ticari bankalar veya aracı finansal kurumlar tarafından sağlanıyor. CBDC ise kullanıcılara direk olarak merkez bankalarında hesap açma şansı verecek. Bunun bir sonucu olarak merkez bankaları piyasaya sürülen CBDC’leri kendi bilançolarında mali yükümlülük (liabilities) olarak göstermek zorunda olacak. Bununla birlikte e-paraların transfer kaydı sadece yükümlü bulunan aracı kurumlarda bulunurken, CBDC kayıtlarının merkez bankaları kapalı ağ sistemlerinde tutulması planlanmakta.

CBDC bir çeşit kripto para da değildir. Bunun temelde üç ana karşılaştırmayla açıklayabiliriz. İlk olarak, CBDC herhangi bir kriptik işlem olmadan da bir merkez bankası tarafından piyasaya sürülebilir ve piyasaya sürülme hızı/miktarı herhangi bir koda bağlı değildir. Bir ülkede kullanılan CBDC’nin diğer ülke para birimlerine göre değerini merkez bankası politikaları belirler. İkinci olarak, kripto paralar kullanıcı kimliklerinin anonim olmasına ve transferlerin kriptik olarak saklanmasına izin vermekteyken, CBDC’nin kullanımı için vatandaşların kendilerini merkez bankalarına tanıtmaları gerekecek. Anonim olarak CBDC üzerinden işlem yapmaya yakın zamanda bir ülkeden vize çıkması mümkün görünmüyor.  Üçüncü olarak, kripto para işlemleri anonim olarak şifrelense de, trasfer ve hesap açma işlemleri halka açık blockchainde kaydedilirken, CBDC kayıtlarının tamamen şeffaf veya halka açık olmayacağı kesin. En azından şu ana kadar ki çalışmalarda, merkez bankaları verilere ulaşılması kaydı tutan kurumun insiyatifinde olan bir nevi özel veri depolama sistemi olan kapalı ağ sistemini kullanmayı planlamakta.

CBDC tanımının ardından, Avrupa’daki yansımalara ve etkilere geçmeden önce, dünyadaki CBDC çalışmaları ve farklı ülkelerin bu yeni teknolojiye yaklaşımına bakmalıyız.

Dünyada CBDC

Merkez bankalarının CBDC araştırmaları ve denemeleri Koronavirüs salgını sonrası dünya genelinde hız kazandı. Bahamalar perakende CBDC’yi ülke içinde test eden ilk ülke olurken , İsviçre ve Singapur bankalararası CBDC’nin dijital defterlere kaydıyla ilgili çalışmalara başladı.[1] BIS’in desteklediği, çoklu CBDC köprüsü (mCBDC) projesinde ise Hong Kong, Tayland, Çin, ve Birleşik Arap Emirlikleri CDBC’nin çoklu para birimlerini içeren uluslararası ödemelerdeki kullanımlarını ölçeklenebilirlik, gizlilik ve yönetişim açılarından inceleyeceklerini açıkladı. BIS önderliğindeki ilk somut adımsa, 2021 yılının Eylül ayıyla birlikte Avustralya, Malezya, Singapur, ve Güney Afrika Cumhuriyeti Merkez bankaları CBDC’nin uluslararası ödeme mutabakatlarında (settlement) kullanılmasına yönelik test çalışmalarına başlamasıyla atıldı.[2] Kanada Merkez Bankası ise üniversiteler ve araştırma merkezleriyle birlikte CBDC’nin optimal dizaynı üzerine yaptığı çalışmalarla bu yeni alanda kendini göstermeye başladı.[3]

CBDC açısından bu olumlu gelişmelere rağmen, ABD Merkez Bankası FED’in CBDC’ye şüpheci ve karamsar yaklaşımı, eski başkan Janet Yellen döneminde olduğu gibi, yeni başkan Jay Powell döneminde de devam ediyor.[4] Şu ana kadar atılmış tek somut adım ise FED Boston ve MIT ortaklığıyla başlatılan dijital para insiyatifi. Amerika’yla birlikte İngiltere Merkez Bankası(BoE)’da CBDC konusuna dikkatli yaklaşan bir başka büyük ekonomik güç olurken, şu ana kadar sadece çalışma gruplarıyla bu yeni teknolojiyi takip etmeyi tercih ediyor.[5] Bu anlamda CBDC adaptasyonunda optimal olanın erken davranmak mı yoksa diğer ülkerin projelerine göre bir strateji belirlemek mi olduğunu yakın zamanda göreceğimiz kesin. Şimdi ise bir başka yavaş davranan blok olan Avrupa’nın CBDC ile ilgili çalışmalarını inceleyeceğiz.

Avrupa’da CBDC

FED ve BoE kadar karamsar ve yavaş olmamakla, Avrupa Birliği Merkez Bankası (ECB) ve Avrupa’nın önemli merkez bankaları da CBDC’ye karşı temkinli yaklaşan gruplardan. Ancak bu temkinli yaklaşımın temelinde CBDC’nin perakende kullanımının gerekliliği yatarken, bankalararası CBDC kullanımı Avrupa’daki finans çevrelerinde destek bulan bir gelişme olarak göze çarpıyor. PWC’nin Nisan 2021’de yayınladığı, ülkelerin merkez bankalarını CDBC’nin uygulanabilirliği üzerinden değerlendiren küresel indekste, perakende CBDC alanında yapılan çalışmalarda Avrupa Birliği ülkerinden sadece İsveç dünya sıralamasında ilk 10 ülke arasında yer alırken, bankalararası ÇBDC alanındaki çalışmalarda ise Fransa Merkez Bankası ve ECB bu listede ilk 10 merkez bankası arasında.[6]

Avrupa’da CBDC ile ilgili öne sürülen en kapsamlı girişim, ECB’nin Dijital Euro projesi. Projenin ilk aşaması Ocak 2021’de sonuçlanan ECB’nin AB ülkelerindeki kamuoyu araştırması.[7] Kamuoyu araştırması sonucunda gelen olumlu tepkiler ve halkın CDBC’ye gösterdiği ilgi proje çalışmalarına hız vermiş olmalı ki, ECB Temmuz 2021’de Dijital Euro projesinin araştırma aşamasına geçtiğini resmen duyurdu.[8] Yapılan açıklamada önümüzdeki 2 yıl boyunca CBDC ile ilgili araştırmaların yapılacağı belirtilirken, 2023’un sonuna kadar dizayn çalışmalarının bitirilmesi ön görülüyor. Yalnız araştırma sürecinde ECB’nin CBDC’nin perakende kullanımını mı yoksa bankalararası kullanımını mı inceleyeceği, veya hangi alana daha çok önem vereceği henüz değil. Peki Avrupa’nın önde gelen merkez bankaları araştırmalarını hangi yöne çevirmiş durumda?

Fransa Merkez Bankası blockçhain ortamında bankalararası CBDC’nin kullanımıyla ilgili 2020 yılının ortalarında başlattığı test çalışmalarını başarılı bir biçimde sonuçlandırdığını yakın bir zaman paylaştı.[9] Bu açıklamadan kısa bir süre sonra da perakende CBDC’nin kullanımıyla ilgili araştırma aşamasına geçtiklerini ve 2023 sonuna kadar perakende CBDC’yi ECB öncülüğünde hayata geçirmeyi planladıklarını duyurdu.[10] Almanya Merkez Bankası Başkanı Weidmann ıse Eylül 2021’de yaptığı açıklamada net bir şekilde perakende CBDC’nin henüz Avrupa için hazır olmadığını, ancak bankalararası CBDC’nin uluslararası ödemeler ve mutabakatlarda kullanılmasının bir opsiyon olmadığını belirtti.[11] Bununla birlikte Almanya’nın hali hazırda yürüttüğü bir ÇBDC çalışması bulunmuyor. Almanya Merkez Bankası’nın blockchain ile ilgili yaptığı tek test çalışması tahvillerin blockçhain ortamında mutabakatı üzerine.[12] Hollanda[13], İtalya[14], ve İspanya Merkez Bankaları[15] ise perakende ve bankalararası CBDC’yi destekleyen açıklamalarıyla ECB’nin Dijital Euro projesine önümüzdeki yıllarda katkı sağlayacak ülkeler arasında görünüyor.

Avrupa’da aktif olarak CBDC ile ilgili test çalışmalarına başlayan ülkeler ise genellikle finansal teknoloji (FinTech) alanında iyi bir karneye sahipler. Bu ülkelerin başında 2017 yılında e-krona projesini başlatan İsveç geliyor. İsveç, 2017 yılında proje aşamasında olan e-kronayı 2020 yılıyla birlikte, Accenture’nin teknolojik destekleğini de arkasına alarak, perakende CBDC olarak tesk etmeye başladı.[16] İsveç Merkez Bankası, Riksbank, bu pilot çalışmasında e-krona token olarak üretilirken, distributed (dağıtılmış) blockchain platformu altyapı olarak kullanılıyor. [17] Avrupa’da FinTech alanındaki yeniliklere hızlı adapte olan Litvanya ise, LBCOIN adını verdiği koleksiyon token ile bu alanda teknik bilgiyi edinmeyi amaçlıyor.[18] Bu projeyle ilgili en önemli dezavantaj ise koleksiyon token ve CDBC arasındaki bazı temel farklılıklar: Piyasaya sürülme oranı, arz-talep dengesi, kişiye özel cüzdan gerekliliği, ve ağ sistemi üzerindeki transfer dizaynı. Son olarak Avrupa’nın dijitalleşme alanındaki öncülerinden Estonya ise 7 Avrupa Birliği üyesiyle birlikte yürüttüğü pilot testte, blockhain bazlı ödeme sistemlerini transfer etkinliği ve karbon ayak izi açılarından geleneksel ödeme sistemleriyle kıyaslıyor.[19] Estonya Merkez Bankası Eesti Pank’in yaptığı test çalışmalarında blockchain bazlı CBDC’nin standard nakit ödeme sistemlerine göre: (1) teknolojik açıdan daha çok transferi sorunsuz bir şekilde işleyebildiği, (2) daha düşük bir karbon ayak izine sahip olduğu, (3) gizlilik ve parasal güvenlik konusunda daha dengeli bir sisteme sahip olduğu vurgulanıyor.[20] Eesti Pank’in bu test sırasında kullandığı altyapı ise, FinTech ile ilgilenen çevrelerce uzun bir süredir dikkatle incelenen “e-Estonia” sisteminin de temelini oluşturan “KSI Blockchain”.[21]

Peki CBDC Türkiye’de nasıl yankı buldu? FED, ECB, ve BoE’nin aksine, Türkiye’de CBDC çalışmaları diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi hızlı bir şekilde ilerlemekte.  PWC indeksinin perakende CBDC sıralamasında Türkiye ilk 10 ülke arasında yer alıyor. İndeksi doğrular biçimde, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Eylül 2021’de ASELSAN, HAVELSAN, ve TUBITAK ile birlikte “Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu”nu oluşturduğunu ve “Dijital Türk Lirası Ağı” adını verdiği sistemi önümüzdeki yıl içerisinde test edeceğini duyurdu.[22]

Avrupa’da CBDC politikaları ve CBDC’nin geleceği

Daha önce bahsettiğimiz gibi, CBDC’deki çalışmalar pandemi sonrası hız kazandı ve pek çok ülke test çalışmalarıyla ilgili sonuçlarını yavaş yavaş yayınlamaya başladı. Ancak Bahamalar dışında perakende CBDC’yi uygulamaya geçiren bir ülke mevcut değil ve muhtemelen bu yazıyı okuyan pek çok kimsenin de yakın bir geleceğe kadar merkez bankaları üzerinde bir hesabı olmayacak. Ülkelerin perakende CBDC’ye tam olarak geçişinin ne zaman olacağını tam olarak bilemesek de, bu geçiş sürecini kolaylaştırmanın ve uzun vadedeki hedeflere ulaşmanın CBDC alanındaki hamlelerin doğru bir şekilde analizinden geçtiğine şüphe yok. CBDC adımlarını ve CBDC’nin olası geleceğini Avrupa üzerinden inceleceğiz.

İlk olarak perakende CBDC’nin doğru kullanımı için gerekli teknoloji hamlelerinden söz etmeliyiz. Merkez bankalarının ilk karar vermesi gereken konu CBDC için hangi altyapıyı kullanacakları. Blockchain tabanlı bir CBDC kullanımı şu an için en önemli aday olarak gözüküyor. Bunun dışındaki ağ sistemleri dışarıdan gelebilecek ataklara karşı zayıf olduğu için pek çok merkez bankasının blockçhain sistemleri üzerinden çalışmalarını yürüteceği kesin. Ayrıca blockchain sistemi bankalarası CBDC’nin Avrupa ülkeleri arasında kullanımını da büyük bir ölçüde etkileyecektir. Avrupa’daki farklı merkez bankalarının ortak mutabakat merkezleri oluşturmaları, CBDC’nin vadettiği faydalardan biri olan uzun vadede kara para aklanmasını (anti-money laundering AML) veya yasadışı transferleri en az düzeye indirebilir. Aynı zamanda geleneksel sistemdeki finansal denetim ve transfer takip maliyetlerinin yerini sadece yeni teknolojinin kurulum ve işletme maliyetleri alacak olması, merkez bankalarını finansal açıdan da rahatlatacak. Diğer gerekli teknolojik hamle ise kişilerin merkez banka hesaplarına ulaşmaları için gereken cüzdanların ve anahtarların saklanma protokollerinin güvenliğinin sağlanması. Cüzdanların çevrimici ortamda saklanması başlangıç için tercih edilen bir seçenek olurken, uzun vadede bu cüzdanların kontrolünün tamamen kullanıcıya verilmesi en doğru hamle olarak görünüyor.

İkinci olarak perakende CBDC’nin adaptasyonunu hızlandıracak uygulamalar ve stratejilere değinelim. Merkez bankaları güvenilir bir adaptasyon öncelikle vatandaşların bilinçlenmelerini sağlamalılar. Hollanda Merkez Bankası’nın yürüttüğü CBDC anketine göre, adaptasyonu belirleyen iki temel etken: Bilgi ve Güvenlik.[23] ECB’nin ve diğer Avrupa merkez bankalarının CBDC çalışmaları açık ve anlaşılır bir şekilde halka aktarması adaptasyon için olmazsa olmaz bir iletişim politikası. Şu ana kadar bu politikada kısmen başarılı olsalar da, önümüzdeki senelerde bu duruş devam etmeli ve CBDC ile ilgili bilgilendirme toplantıları gerekirse yerel yönetimler öncülüğünde yapılmalıdır.

Şu ana kadar ki tüm varsayımlar ÇBDC altyapısının güvenlik duvarının geçilemez olduğu yönünde. Peki ya aksi olursa? Böyle bir durumda şüpheci Avrupa’nın tüm CBDC planları önümüzdeki jenerasyonlara kadar bir hayal olarak kalacaktır. Bu nedenle CBDC altyapısıyla ilgili tercihler (açık veya kapalı ağ, dağıtımlı veya merkezi veri toplama, çevrimici veya çevrimdışı cüzdan) dikkatli bir şekilde analiz edilmeli. Öte yandan, Avrupa Genel Veri Koruma Yönetmeliği’ne (GDPR) CBDC hesaplarının, cüzdanlarının ve transferlerinin kayıtlarının güvenli bir biçimde tutulmasını içeren maddeler eklenmesi vatandaşların bu yeni teknolojiye güvenini arttıracak bir hamle olacaktır.

Bilgi ve güvenlikle birlikte, teşvikler de CBDC’ye geçiş için başka önemli bir etken. Avrupa’da ticari bankalar arasındaki rekabet regülasyonlar sebebiyle uzun yıllardır serbest market düzeyinde değil. Pek çok Avrupa ülkesinde hesap açma ve uluslararası para gönderimi ücretleri yeni nesil alternatif bankalara göre oldukça yüksek. Merkez bankaları bu noktada vatandaşlara daha uygun koşullarda hesap açma imkanı vermeli ve CBDC’nin perakende kullanımını teşvik eden politikalarını hem vatandaşlar hem de yerel kobiler özelinde uygulamaya geçirmeli. Tabiki böyle bir senaryoda yerel ticari bankaların lobi faaliyetlerini göz ardı etmemek gerekiyor ki, bu da adaptasyonun önündeki en zorlu engellerden biri olarak görünüyor.

Son olarak perakende CBDC’nin Avrupa’daki olası adaptasyonunu inceleyelim. Gelecek için atılması gereken ilk adımın perakende CBDC’nin piyasaya sürülmesiyken, bu yeni ödeme şeklinin sürdürülebilir olması halkın günlük hayattaki CBDC kullanımından geçiyor. Avrupa’daki pek çok ülkede kağıt para (bilet, kimlik, dilekçe gibi diğer formlar da dahil) yerini yavaş yavaş dijital formlara bırakmakta. ECB’nin geçtiğimiz yıl yayınladığı anket raporunda, pandemi öncesi Avrupa genelindeki perakende alışverişlerin yüzde 73’u nakit olarak yapıldığı vurgulanırken, bu oranın pandemiyle birlikte daha da düşeceği belirtiliyor.[24] Bu göstergeler uzun vadede nakit para kullanımının sıfıra yaklaşacağını düşündürse de, ECB’nin 2030 stratejik planının önemli ayaklarından birine kağıt paradaki etkin politikaları koyması Avrupa’daki CBDC adaptasyonunun önündeki engel olarak durmaya devam ediyor.[25]

Sonuç

Doğru zaman ve doğru dizayn teknolojik yeniliklerin adaptasyonu için kilit parametrelerdir. Avrupa’daki CBDC test çalışmalarına finansal teknoloji alanında gelişmiş olan İsveç ve Estonya’nın öncülük etmesi, doğru dizayn için güven unsurunu arttıran faktörlerden. Bu ülkerin rüştünü ispatlamış akademisyenleri yavaş yavaş bünyesinde toplaması ile birlikte güvenilir bir CBDC’nin hayata geçmesi uzak bir hayal değil. Zaman konusunda ise söz şimdilik şüphecilerin elinde. Avrupa için doğru zaman, diğer merkez bankalarının başarılı CBDC uygulamalarını gördükten sonra olacak gibi. Doğru zaman ve doğru dizayn parametrelerinden bağımsız olarak, ekonomik politikaların etkili uygulanması ve halkın ticari banka oligarşilerinden uzaklaşması sadece güçlü bir CBDC adaptasyonuyla mümkün görünüyor.

[1] https://www.bis.org/about/bisih/topics/cbdc/helvetia.htm

[2] https://www.bis.org/about/bisih/topics/cbdc/wcbdc.htm

[3] https://www.bankofcanada.ca/research/digital-currencies-and-fintech/

[4] https://www.federalreserve.gov/newsevents/speech/waller20210805a.htm

[5] https://www.bankofengland.co.uk/news/2021/april/bank-of-england-statement-on-central-bank-digital-currency

[6] https://www.pwc.com/gx/en/industries/financial-services/assets/pwc-cbdc-global-index-1st-edition-april-2021.pdf

[7] https://www.ecb.europa.eu/press/pr/date/2021/html/ecb.pr210414~ca3013c852.en.html

[8] https://www.ecb.europa.eu/press/pr/date/2021/html/ecb.pr210714~d99198ea23.en.html

[9] https://www.banque-france.fr/en/communique-de-presse/banque-de-france-conducts-new-central-bank-digital-currency-experiment

[10] https://www.banque-france.fr/en/intervention/roads-future-central-bank-digital-currency-cbdc-and-innovative-payments

[11] https://www.bundesbank.de/en/press/speeches/exploring-a-digital-euro-875408

[12] https://www.bundesbank.de/en/press/press-releases/dlt-based-securities-settlement-in-central-bank-money-successfully-tested-861444

[13] https://www.dnb.nl/en/innovations-in-payments-and-banking/digital-euro-what-why-and-how/

[14] https://www.bancaditalia.it/pubblicazioni/mercati-infrastrutture-e-sistemi-di-pagamento/questioni-istituzionali/2021-010/N.10-MISP.pdf?language_id=1

[15] https://www.bde.es/f/webbde/INF/MenuVertical/AnalisisEconomico/AnalisisEconomico/PRIORITIES.pdf

[16] https://www.riksbank.se/en-gb/payments–cash/e-krona/

[17] https://www.riksbank.se/globalassets/media/rapporter/e-krona/2021/e-krona-pilot-phase-1.pdf

[18] https://www.lb.lt/en/digital-collector-coin-lbcoin

[19] https://www.eestipank.ee/en/publications/varia/2021/work-stream-3-new-solution-blockchain-and-eid

[20] https://www.eestipank.ee/en/publications/varia/2021/work-stream-3-new-solution-blockchain-and-eid

[21] Blockchain tabanli devlet islemlerini kapsayan elektronik devlet sistemi. Bkz: https://e-estonia.com/

[22] https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Duyurular/Basin/2021/DUY2021-40

[23] Bijlsma, Van der Cruijsen, Jonker, ve Reijerink, What triggers consumer adoption of CBDC?, 2021

[24] https://www.ecb.europa.eu/pub/pdf/other/ecb.spacereport202012~bb2038bbb6.en.pdf

[25] https://www.ecb.europa.eu/press/key/date/2021/html/ecb.sp210615~05b32c4e55.en.html


Avrupa Ekosistem Raporu Hakkında

Gelişen teknoloji ve değişen piyasalar sebebiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye FinTech ve bankacılık ekosistemindeki yasa koyucuların iş günden güne artmaktadır. Piyasaların dinamikliğinden kaynaklanan genel geçer zorluklara ek olarak Türkiye piyasasında yasa koyma ve denetleme süreçlerinin farklı kurumlarca yönetiliyor olması, referans yasaların Avrupa’dan alınması sebebiyle, patchwork regülasyonlar ortaya çıkmakta ve gün be gün gelişen yeni teknoloji ve iş modelleri de göz önünde bulundurulunca regülatörlerin yaşadıkları zorlukların piyasadaki ilgili paydaşlara da yansıdığı görülmektedir.  Bu noktada, aynı ekosistemde farklı alanlarda ve iş modelleri ile faaliyet gösteren oyuncuları ilgilendiren ortak konuların sistematik şekilde ele alınmaması durumunun piyasada rekaberlik (rekabet ve beraberlik), inovasyon ve yeni iş modeli yaratma süreçlerini sürüncemeye uğrattığı gözlenmektedir. 

Özel hukuk regülasyonlarının çoğunluğunun yaratılma sürecinde olduğu gibi finansal teknoloji alanındaki regülasyonlar için de Avrupa’ya bakılması Türk hukuk teamülleri ile uyumlu olsa da finansal teknoloji ve finansal inovasyon özelinde regülasyon entegrasyon süreçlerinin teknolojinin ve piyasaların değişen ve gelişen yapısından ötürü daha az kazuistik ve daha esnek, iletişime ve gelişmeye açık ve pratik odaklı olması gerektiği son yıllarca tüm yasa koyucularca anlaşılmıştır. Hal böyle iken Avrupa Birliği’nce seneler önce yürürlüğe sokulan yasanın güncellemelere, ek çalışmalara ve pratik sonuçlara dikkat edilmeksizin doğrudan yürürlüğe sokulması faydadan çok zararlı olabilir. Bu noktada Avrupa’daki (ve İngiltere, Singapur gibi diğer öncü bölgelerdeki) olumlu ve olumsuz uygulamalara bakılması, uzmanlarla konuşulması hem kısa hem uzun vadede yasa koyucunun ve piyasadaki paydaşların işini kolaylaştıracaktır.

Bankacılık ve finans piyasasını ilgilendiren konular iş modeli ve kullanılan teknolojiler kapsamında nevi şahsına münhasır olsa da paydaşların çoğunluğunu alakadar eden ve iş süreçlerini etkileyen dijital kimlik, lisanslama, müşteri tanıma gibi birçok konu bulunmaktadır. Bu ortak konuların daha sistemli ve piyasa yanlısı şekilde yönetilmesinin ve bu konudaki know-how’In paylaşılmasının ekosisteme fayda sağlayacağı aşikardır. İşte Avrupa piyasasında faaliyet göstererek veya Avrupa’daki şirketlerle çalışarak bu öğrenim ve deneyimleri sınırlı şekilde de olsa edinme imkânı edinmiş (özellikle Türkiye kökenli ve Türkiye piyasası bilgisine sahip) bireylere bu know-how’ın aktarılması hususunda ciddi bir görev düşmektedir. Bahsi geçen profile uyan katılımcılara sahip European Innovation Bridge de belirli konularda tüm paydaşları ortak paydada buluşturmak ve özellikle iki ekosistemde de faal girişimcilerin önünü açmak fikirlerinden yola çıkarak Avrupa’daki iyi örneklerin (best practice) de göz önünde bulundurulduğu bir kaynak oluşturulması amacıyla bu raporu derlemiştir.

Kişisel zamanlarından fedakârlık ederek rapora katkı sağlayan tüm yazar ve destekçilerimize ve raporun geniş bir kitleye ulaştırılması için ön ayak olan FINTECH Istanbul ekibine çok teşekkür ederiz. Bir yıla yakın bir hazırlık sürecine sahip bu raporun tüm paydaşlara faydalı olmasını diliyoruz.

European Innovation Bridge
adına

Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Kurucu


European Innovation Bridge (EIB) Hakkında

European Innovation Bridge (EIB), FinTech, inovasyon ve girişimcilik alanlarında Avrupa’da faaliyet gösteren veya yerleşik, Türkiye kökenli, alanında uzman birey ve şirketlerin bir araya geldiği, kâr amacı gütmeyen bir topluluktur. Topluluk, belirli alanlarda deneyim sahibi bireylerin arasında fonksiyonel ve profesyonel bir iletişim ağı oluşturarak, bilgi alışverişi ve beraber çalışma imkanları yaratılması ve bu çalışmalar yardımıyla Avrupa ve Türkiye arasındaki teknolojik ve ticari diyaloğun artırılması amacını taşımaktadır.

2020 Kasım ayından beri faal olan Berlin merkezli European Innovation Bridge (EIB), bilgi paylaşım, networking etkinlikleri ve araştırma, rapor tarzı projelerle ekosistemler arası bilgi değişimi, sinerji ve işbirliği yaratılması süreçlerine katkıda bulunmaktadır.

https://www.europeaninnovationbridge.com

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Galatasaray Üniversitesi’nden Özel Hukuk ve WHU – Otto Beisheim School of Management’tan İşletme Yüksek Lisans derecelerine sahiptir ve ilaveten Jean Monnet, Joachim Herz Stiftung bursiyeridir. İstanbul ve Ankara’da muhtelif uluslararası hukuk bürolarında altı seneden fazla avukat olarak çalıştıktan sonra, Denizbank A.Ş. ile başlayan bankacılık ve finans kariyerine 2013 itibariyle Hamburg ve daha sonra Berlin’deki FinTech startuplarında (FinLeap, Cringle, Lendico) iş geliştirme, proje yönetimi, FinTech regülasyon ve lobi faaliyetleri alanlarında uzmanlaşarak devam etmiştir. FINTECH Circle ve Wiley iş birliğiyle 2020’de yayımlanması planlanan The PAYTECH Book, The AI Book ve The LegalTech Book kitaplarında eş yazar olan Kocaoğlu Ulbrich, kurucusu olduğu Berlin merkezli Contextual Solutions aracılığıyla 2019'dan beri danışmanlık, eğitim ve yayım hizmetleri sunmaktadır.