Bu blog serisi Mart 2023 tarihli Journal of Payments & Systems JPSS, Henry Stewart Publications’da yer alan “Dijital Paralar için Sonraki Adımlar’ özel basımının kısa bir versiyonunu temsil etmektedir.

Giriş

Bu blog üç kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, hızlıca Merkez Bankası Dijital Para Biriminin (CBDC) ne olduğunu, gelişimini, merkez bankalarının bulmaya çalıştığı çözümleri ve mevcut durumu değerlendirdik. İkinci blog yazısında, ortaya konulan amaçların elde edilebilir olup olmadığı, ekosistemdeki (bankalar, yatırımcılar ve son kullanıcılar gibi) endişeler ve tüm bu gelişimlerin neden tepe taklak olabileceğine dair bugüne dek dile getirilen bazı endişelere değineceğiz. Üçüncü ve son blog yazısında ise avantajların ne olduğuna ve sadece merkez bankalarının değil her birimizin neden bu çabaya dahil olması gerektiğinden bahsedeceğiz.

Bunu yapmalı mıyız? 

Önceki makalelerde (birinci bölüm için buraya ve ikinci bölüm için buraya tıklayabilirsiniz), CBDC macerasına atılıp atılmamak konusunda değerlendirmelerde bulunduk. Muhtemelen bu maceraya çıkmak her ülke için Roma’yı inşa etmek kadar maliyetli olurdu ve bu süreç yöneticileri, geliştiricileri, danışmanları, pazarlamacıları on yıllarca meşgul ederdi. Herkes bu kadar inanılmaz bir vakti, maliyeti ve yönetim çabasını CBDC için değil ama başka bir yerde harcamanın daha iyi olacağı hissine kapılabilir. Aynı zamanda, CBDC özel sektörün adım atması gereken alanlarda devletin müdahalesini artırabilir.

Paranın etkin ve gizli bir şekilde banka hesapları, telefonlar, cüzdanlar, işletmeler ve insanlar arasında hareket ettirebildiği bir dönemde gerçekten yeni ve devlet tabanlı dijital bir paraya ihtiyaç var mı?

Bazıları CBDC’nin avantajlarının daha iyi ortaya çıkarılabileceğini düşünüyor, aynı zamanda doğru aktörler ve mevcut altyapının geliştirilmesi, halihazırdaki yatırımların dengelenmesi ve geliştirilmesi ile modern çağa ayak uydurulabileceğine inanıyor. Diğerleri ise geleneksel finansal hizmetler ekosisteminin devlet tarafından yapılan düzenleyici bir hamle ile istenen kuantum değişimini gösteremeyeceğinden endişeli. Gerçek şu ki, “ucuz bir yöntem (ucuz, anında, evrensel ve sınırlar ötesinde güvenli) için arayış uluslararası ticaret kadar eski.” Avrupa içinde bile (hatta Almanya gibi tek bir üye ülkede) ödeme sanayisi düzenlenmiş bir P2P sistemi üzerinde uzun zamandır çalışıyor. Mikro ödemelerin yeni piyasaları sonsuza dek mümkün kıldığından bahsediyoruz. Mevcut sistem için entegrasyonun artırılması gerektiğinden bahsediyoruz. Bu amaçlar üzerinde çaba gösterilse de ilerleme süreci tatmin edici değil. Belki de ihtiyacımız olan, tüm düzenleyici hamlelerin bir anda tüm konularda ilerlemesini sağlayacak bir Büyük Patlama. Brezilya’da Pix, Hindistan’da UPI ve Avrupa’da SEPA/Instant/PSD2 ile görüldüğü gibi eğer birileri bu iki taraflı, karmaşık ağ sanayisinde ilerlemek istiyorsa, ilk adımı düzenleyicilerin atması gerekiyor.

Ortak amaç için mevcut aktörlerin koordine olması ve büyük fonlar ortaya koymasını ummak, zor zamanlarda daha düşük bir beklenti. Bu durum isteksizlik veya yetersizlikten kaynaklanmıyor; altında basit ekonomik sebepler yatıyor: Bankalar, özel ekonomik aktörler olarak kendi çıkarlarını aşağı çekmeli ve ekosistemdeki herkesin faydasını merkeze almalı. Bu sebeple, her bir aktörün yeterli kaynakları bulundurmadığı zamanlarda herkesin makro-ekonomik bir ortak çıkara yönlendirilmesi iyi olabilir. Bu, “ortak trajedi” olarak ifade edilebilir. Böylece, düzenleyici kurumlar harekete geçmeli ve küresel alanda merkez bankaları küresel teşvik için adım atmalı. CBDC bu aşamada küresel harmoni, mevcut sistem içine entegrasyon, nakit yeniliği, bağımsızlık, maliyet azaltımı ve mikro ödemeler için gerekli değişimi getirebilir.

CBDC’nin kaçınılmaz olduğunu kabul ettiğimizde, birçok temel noktayı da masaya koyacağını bilerek mümkün olan en iyi faydayı sağlamalıyız.

Sonuç

CBDC’nin sunulmasının özellikle politikacılar için bazı iyi tarafları olduğunu ilk yazıda değerlendirdik. İkinci yazıda ise tüm değer zincirdeki müşterilerin, şirketlerin ve ticari bankaların motivasyonunu sağlamak için etkileşime girmesi gerektiğinden bahsettik; ki bu kısım daha belirsiz. Her halükârda, CBDC’nin sunulmasının riskler veya maliyetler (aynı zamanda fırsat maliyetleri) aşamasında ciddi sorular doğurduğunu ve getiriler karşısında dengelenmesi gerektiğini biliyoruz.

Tecrübelerden yola çıkarak bu karmaşık, çok boyutlu ödeme konuları içerisinde (her şeyi doğru yapıp gizliliği eksik bırakmak; her şeyi iyi yapıp ekosistem aktörlerini motive etmemek; her şey doğru iken birilerini iş senaryosu için sürüklememek hiçbir anlam taşımaz) her hamlenin doğru atılması gerektiğini biliyoruz. Her ne kadar bu aşikâr olsa da bugüne kadar birçok ödeme girişiminin bir boyut eksik kaldığı için başarısızlığa uğradığını biliyoruz.

Merkez bankaları CBDC’nin çok büyümesine göz yumamaz, aksi takdirde özel çözümleri boğabilir, bankaların mali tablolarını olumsuz yönde etkileyebilir. Aynı zamanda, CBDC çok küçülmemeli veya başarısız olmamalıdır (devasa yatırımların takibinde). Bankaların içgüdüsel olarak motive edilmemesi, tacirlerin ve FinTech’lerin ekonomik bir teşvik görmemesi, tüketicilerin ikna edici bir danışmanlık almaması, denetimlere yönelik endişeler beslenmesi veya tüketicilerin sıfır faizli merkez bankaları yerine faiz odaklı ticari bankaları tercih etmesi halinde başarı elde edilemez.

İlginç detay, yeni ödeme girişimlerinin başarısız olmasında teknik boyutun genelde düşük bir pay içeriyor olması. Yine de, neredeyse tüm denemeler, çalışmalar ve tartışmalar sadece bu boyutu inceliyor. Bir şeyin bir sorunu çözüp çözmediğine ve ekosistemdeki tüm aktörleri motive edip etmediğine odaklanmak çok daha büyük önem taşıyor. Teknoloji dünyası ölçeklenirliğini sağlayacağı için bu kritik hususu temsil etmiyor. Belli ölçekte mantıklı politik amaçlar uygulanabilir – sektör bu yaklaşım altında on yıllara yayılan tecrübeye sahip.

Avrupa, Afrika ve Amerika kıtaları, fazlasıyla başarılı oldular… Onlar, 16’ncı yüzyıldan 19’uncu yüzyıla kadar Visa ve Mastercard’ları temsil ettiler. Onlar 1857’ye kadar ABD’deki yasal para birimiydiler.

Pieces of Eight – Dünyanın en başarılı küresel parası.
Görsel Kaynak: Karayip Korsanları

Modern “Pieces of Eight” – CBDC’ler?

Merkezi, otoriter bir güç tarafından sunulmayacak (ne İspanya İmparatorluğu, ne Çin, ne de Facebook tarafından); yeniliği küresel alandaki tüm merkezi bankalar doğuracak. Metal paralar olarak değil ancak modern, elektronik para birimi olarak, gizliliğin, dev boyutta yeniliğin ve düşük kripto dolandırıcılığının, ucuz ödemelerin, mevcut sisteme entegrasyonun dengelendiği; devletlere, merkez bankalarına, ticari bankalara, son kullanıcılara ve şirketlere fayda sağlayacak bir yenilik.

Haydi bu vizyonu gerçeğe dönüştürelim.

>Yazının 1. bölümü için buraya tıklayabilirsiniz.

>Yazının 2. bölümü için buraya tıklayabilirsiniz.

>Yazının İngilizce versiyonu için buraya tıklayabilirsiniz.
Michael Salmony
Dr Michael Salmony is an internationally recognised leader on strategy of business innovations in digital and financial services with a particular focus on Payments, Open Finance, FinTech, Digital Identity, e-Invoicing/SCF and Electronic Money/CBDC. He has particularly close links with Turkey, being strategic partner to FinTech Istanbul (on all matters Open Finance, Platforms, FinTech, APIs, BaaS, Neo-Banking, and further digital financial services), as lecturer on digital finance at the Ozyegin University Graduate School of Business Istanbul, as frequent keynote speaker at several digital finance events in Turkey, as correspondent with various banks, specialist lawyers, relevant corporates etc in Turkey. Globally, he is board-level advisor to major international banks, industry associations, regulators and finance bodies across the world and regularly helps shape future directions in all key decision making bodies (e.g. European Commission/ECB/European Parliament in Europe, and central banks from Japan to Uruguay and Kazakhstan). For the last 10 years he has served as Executive Adviser to the Board of Worldline Financial Services, helping to bring them from a local player to become the world’s 4th largest financial processor of transactional services, which handles over 17 trillion Euro per year. He also works with multiple geographic regions where Digital Finance Innovations are currently emerging - for example with the World Bank in Central Asia, as Board Member of Fintech Africa, as Advisory Board Member to Mastercard in Latin America, etc. His views are much in demand as keynote speaker at international events and he appears on TV/Radio/all electronic media on advances in finance and is quoted extensively (e.g. Financial Times, Harvard Business Manager, New Scientist, The Economist and governments from Ghana to Malaysia). He lectures i.a. at the Oxford Business School on "AI in Fintech and Open Banking" and has published much own original work which has been translated into many languages including German, Italian, Dutch, Finnish, Polish, Danish, Turkish, Russian, Chinese and Japanese. He is extensively networked into the new financial services space and has the top 5% most viewed profile out of the 600 million members in the world’s largest professional network LinkedIn. Previous positions include Director Business Development of leading national central bank (Bank of the Year, Best Innovator Award). Before entering the world of finance, he helped transform companies and business models in many industries as IBM's Director of Market Development Media and Communications Technologies. He studied at the University of Cambridge UK and is married, with two millennial children.