FinTech İstanbul Stratejik Partneri Dr. Michael Salmony ile SCC & Transactives’in Kurucusu ve CEO’su Harry Smorenberg’in birlikte kaleme aldığı “The game changer in Open Banking: B2B integration” başlıklı makalenin Türkçe çevirisi…
Bildiğimiz gibi, açık bankacılık dünyayı kasıp kavuran bir fenomendir. Tıpkı kapalı Nokia’dan açık akıllı telefona geçişin telekomünikasyonu dönüştürdüğü gibi açık bankacılık da finansal hizmetleri etkisi altına aldı. Açık bankacılık, 3. tarafların yaratıcılığından yararlanmak (bankaların üzerine uygulamalar eklemek) ödemeler, krediler, kullanıcı arayüzleri, sigorta, uyumluluk ve çok daha fazlasında eşi benzeri görülmemiş yeniliklerin önünü açıyor.
En başında, insanlar açık bankacılığı sadece tüketicilere ve perakende sektöründeki avantajlara vurgu yaparak değerlendiriyordu. Doğal olarak, banka müşteri hizmetleri geliştirildiği için bu zaten büyük bir atılımdı.
Ancak B2B en fazla parayı çekebildiğinden, odak nokta hızlı bir şekilde kurumsal *saymanlara, KOBİ’lere ve B2B alanına yardım etmeye döndü. B2B’deki hacimler ve marjlar daha büyüktür, kurumsal müşteriler verimlilik kazanımları için iyi ödeme yapmaya hazırdır ve yerleşikler bazı sektörlere (örneğin, aslında çoğu ekonominin %90’ını oluşturan KOBİ’ler) oldukça kötü hizmet vermiştir.
Bu sebeple, verimliliği artırmak ve bu tarz sorunları çözmek için yüksek ödüller kazanma konusunda büyük bir potansiyel vardır.
Şimdi kilit soru şu: Ne durumdayız, finansal ve kurumsal hizmetler gerçekte ne kadar “açık” ve verinin, açık inovasyonun ve yeni yasal ve teknolojik gelişmelerin gücünden herkesin faydası için nasıl yararlanılabilir?

Açık Bankacılık: Tarihsel perspektif
Açık bankacılık finans sektörünü sarsıyor ve bankaların birbirlerinin yanında uygulama geliştiricileri, Fintech’ler ve diğer finansal hizmet sağlayıcıları gibi üçüncü taraflarla veri paylaşma biçimini devrim niteliğinde şekillendiriyor.
Ödemelerle başladı, ancak şimdi “Açık Finans” olarak bilinen finansal hizmetler yelpazesinin tamamına yayılıyor. Bu yayılım; telekom, sağlık, enerji, IoT cihazları ve devlet hizmetleri gibi çeşitli sektörlerin “OpenX” adı altında liberalleştirilmesiyle(yasallaştırma) eş zamanlı olarak ortaya çıkan bir olgu. Bu durum, verilerin daha önce benzerine rastlanmamış bir şekilde bir araya getirilmesini mümkün kılacaktır.
Başlangıçta, bankalardaki işlevlere ve verilere erişim yenilikçi üçüncü taraflar vasıtasıyla, tamamen piyasa odaklı bir şekilde gerçekleştiriliyordu. Ancak düzenleyiciler, bu çok başarılı ama gayri resmi ve potansiyel açıdan güvensiz gelişmeyi daha yapılandırılmış, güvenli ve yaygın hale getirme ihtiyacını gördüler.
Bu amaçla düzenleyiciler, diğer şartların yanında, tüm bankaların açılmasını, standart teknik arayüzlerin (API’ler) kullanılmasını, müşterilerin verilerine sadece lisanslı üçüncü tarafların erişebilmesini ve bunun sadece açık kullanıcı onayı ile yapılabilmesi şartını koydular.
Bu API devrimi, verilerin kilidini açıyor ve bankacılık işlevlerini (örneğin ödemelerin başlatılması) FinTech’ler, PayTech’ler, InsurTech’ler vb. gibi banka dışı üçüncü taraflar vasıtasıyla kullanılabilir hale getiriyor.
Bu, ekran kazıma gibi eski ve güvensiz yöntemleri ortadan kaldırır ve B2B mecrasında, hazine ve ticareti otomatikleştirmek için ERP sistemleri ile muhasebe yazılımlarının güvenli bir şekilde bağlanmasına olanak tanır. Bu da fonların gerçek zamanlı olarak daha iyi görüntülenmesini, nakit transferlerin daha iyi yönetilmesini, likidite tahminlerinin daha doğru yapılmasını, KOBİ’lerin finansmana daha iyi erişimini, siparişten ödeme döngüsünün iyileştirilmesini, uyumluluk/raporlama maliyetlerinin azaltılmasını ve çok daha fazlasını sağlar.
Açık bankacılık: B2B için doğal uyumluluk
Açık bankacılığın veri paylaşımı avantajlarının B2B ödemeler, varlıklar ve ticaret için doğal bir uyum olduğunu aşağıdaki konularla görebiliriz;
-Veri toplama ve analitiğin hızlandırılması,
-Gerekli verilerin gerçek zamanlı halde toplanması,
-Banka hesap verilerinin tek bir muhasebe portalında toplanması, bu sayede tüm veri setinin otomatik olarak mutabakatının sağlanması,
-Fatura düzenlemenin / B2B ödeme sürecinin basitleştirilmesi,
-Entegre ödeme talimatları ve kabul yetenekleri ile faturaları düzenleyerek muhasebe platformlarını etkinleştirmek amacıyla, API’ler ile ödemeleri hızlandırmak,
-Üçüncü tarafların kart işlem ücretlerini en aza indirgemek için ödeme verilerini entegre eden API’ler ile B2B ödemelerinin işlem ücretlerini neredeyse sıfıra eşitlemek,
-Bütünsel çözümler sunmak için finansal hizmetlerin gömülü olduğu platformların ve ekosistemlerin dağıtımını hızlandırmak,
-Ve çok daha fazlası…
Açık bankacılığın sektörümüzdeki kayda değer potansiyelini kabul etmek harika, ancak mevcut manzarayı da kavramamız gerekiyor.
Gerçekte ne görüyoruz?
Ne yazık ki özellikle konular başta olmak üzere, sektör genelince hala kaydedilmesi gereken çok sayıda gelişme var:
-Yetersiz uygulama/dağınıklık/bağlantısız bölgeler,
-Düşünce ve gelişimde geri kalma (geleneksel gelir akışlarının korunması),
-Eski süreçler ve geleneksel arka ofis sistemleri,
-Fırsatlar ve riskler hakkında belirsizlik…
Bu sebeple, B2B’deki potansiyeli görmek, Açık Bankacılık, Açık Finans ve OpenX’teki global devrimin büyüklüğünü görmek ve dünya genelindeki türevlerinin en iyisini gelişmelerden öğrenmek için, kilit uzmanların bir araya gelmesinin zorunlu olduğuna inanıyoruz.
*Sayman: Hesap işlerine bakan görevli…
![Web Featured Image [Sheena] - Navy journey | Rainbow](https://fintechistanbul.org/wp-content/uploads/2023/09/acik-bankacilik-696x397.jpg)

