Frankfurt Digital Finance (FDF) Konferansı’nın beşincisi 7-8 Şubat 2024 tarihlerinde Avrupa’nın bankacılık başkenti olarak nitelendirilen Frankfurt’ta geniş bir dinleyici katılımı ile gerçekleşti.

FinTech İstanbul adına etkinliği Prof. Dr. Selim YAZICI, FinTech İstanbul Almanya Temsilcisi Elif KOCAOĞLU ULBRICH ve FinTech İstanbul Londra Temsilcisi Aylin ALKAN yerinde izlediler.

Bu yıl, geçmiş yıllardan farklı olarak iki gün gerçekleştirilen konferansın ikinci günü European FinTech Day olarak gerçekleştirildi. Avrupa’dan birçok FinTech Ekosistem temsilcisi ve FinTech girişiminin sunumlarını yaptığı ikinci günde Türkiye’yi kimlik doğrulama platformu Identify temsil etti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok keynote, panel, tartışma ve networking ortamı sunan konferans; 31 interaktif oturum, 95 uluslararası konuşmacı ve 1.200’den fazla katılımcı ile tamamlandı. Konuşmacılar arasında Avrupa ve Almanya’nın büyük bankalarının üst düzey yöneticileri, BaFin ve Avrupa Komisyonu’nun önde gelen temsilcileri ile Avrupa FinTech ekosisteminin temsilcileri ve BitPanda, N26 gibi FinTech girişimlerinin kurucuları yer aldı.

Konferansta birçok sponsor destekçi olarak yer alırken, ana sponsorlar arasında Türkiye’yi temsilen Veripark’ın bulunması bizleri mutlu etti. Veri park aynı zamanda Open Finance oturumunda bir de sunum gerçekleştirdi.

Bu sene FDF Konferansı’nda öne çıkan konu başlıkları “Veri”, “Yapay Zeka/Generative AI”, bunları yönlendiren “Regülasyonlar”, “Digital Euro”, “ESG (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim)” ve “Sürdürülebilir Finans” oldu. Bunların dışında; Dijitalleşme, Açık Finans, Açık Bankacılık, Blockchain, Tokenization, Yatırımlar ve FinTech’ler yine gündemdeydi.

Avrupa Birliği’nin Yeni Kabusu: Data Act ve FIDA (Financial Data Access)

Avrupa Birliği (AB) EU Data Act (Veri Yasası) kapsamında özellikle finansal veriye erişim, toplama, saklama, kullanma ve imha konularında yeni regülasyonlarla karşı karşıya kalmış durumda. Her iki Yönetmelik de AB’de işletmeler için yeni fırsatlar açarken; bireylerin haklarını koruyan, düzenlenmiş ve güvenli bir veri akışı sağlama isteğini yansıtıyor.

Veri Yasası, Avrupa veri düzenlemesinde ileriye doğru atılmış kararlı bir adımı temsil ediyor. Bu yasa, verinin dijital ekonominin kalbinde yer aldığının bilincinde olarak, AB içindeki kişisel ve kişisel olmayan verilerin akışını düzenlemek üzere tasarlanmış. Veri Yasasının temel amaçlarından biri, özellikle bağlantılı cihazlar ve hizmetler bağlamında veri paylaşımını kolaylaştırmak. Buna, veriye erişim haklarının verilmesi ve B2C, B2B veya B2G gibi verilerin paylaşılabileceği mekanizmaların düzenlenmesi de dahil. Dolayısıyla oldukça kapsamlı bir üst düzenleme olarak değerlendirilmekte.

Finansal Veri Erişim Yönetmeliği (FIDA) ise veri alanı düzenlemesinin bir diğer önemli parçası. Veri Yasasına dayanan ve sektöre özgü dikey bir çerçeve olarak düşünülebilir. Ödeme hesaplarına erişime odaklanan PSD2’den farklı olarak FIDA, kapsamını daha geniş bir finansal ürün yelpazesine genişletmekte. Bu da, AB’de açık bankacılık kavramını teşvik etmekte ve finansal hizmetlerin daha geniş bir şekilde entegrasyonuna olanak sağlamaktadır.

Hem Veri Yasası hem de FIDA, uyumlu amaçlara sahip ancak farklı odak noktaları ve uygulama alanları olan Avrupa veri mevzuatının önemli parçalarını oluşturmakta. Veri Yasası bağlantılı ürün ve hizmetler bağlamında veri paylaşımına odaklanırken, FIDA finansal hizmetler sektörüne odaklanıyor.

Konu AB ve veri olduğunda, Avrupalıların ne kadar “hassas” olduğunu ve konuyu ne kadar ön plana aldıklarını unutmamak gerekir. Dolayısıyla konferans boyunca neredeyse tüm tartışmaların özü bu konuya dayanmaktaydı. Ancak işin ilgi çekici yanı, konuya dahil tüm tarafların (AB temsilcileri, regülatörler, merkez bankaları, bankalar, STK’lar, müşteri ve ticari kesim temsilcileri) konuyu tüm yönleriyle, açık biçimde ve eleştirel olarak tartışmaları. Sonuç, tahmin edilebileceği gibi uzun tartışmalara dayalı ancak net bir sonucun çıkması yönünde.

Yapay Zeka: Daha neler göreceğiz?

Yapay zeka ise neredeyse tüm finansal çözümlerin içine dahil ve veriye dayalı bir teknoloji olduğundan, çoğu zaman süreci etkileyen ve bazen de etkilenen olarak nitelendirilmekte.

Regülasyonlar: Sıkıcı, ama gerekli!

Avrupa Merkez Bankası, N26, BaFin ve Boerse Stuttgart Digital tarafından katılan katılımcılar ise düzenleme ve denetimin finans sektörünün geleceğine olanak sağlayan bir faktör mü yoksa bir engel mi olduğunu tartıştılar. Özellikle Kripto Varlıklar konusunda yapılan ve yapılması beklenen düzenlemeler ön plana çıktı.

ESG ve Sürdürülebilir Finans

Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim ve sürdürülebilir finans ile ilişkisi, konferansta belki de en çok gündemde olan konulardan biri oldu. Ancak, zaman zaman gelen eleştiri ise “bu konunun daha çok büyük danışmanlık firmaları tarafından köpürtüldüğü” yönündeydi.

European FinTech Day

Başta da belirttiğimiz gibi, FDF Konferansı’nın bu yıl öncekilere göre fark yaratan bölümü, ikinci güne eklenen European FinTech Day oldu.

Avrupa’da 2023 yılında değerlemeler bir önceki yıla göre %46 azalırken, Avrupalı girişimler 57,1 Milyar Euro yatırım çekmiş. Aslında bu rakamlar pazarın bir geçiş sürecinde olduğunu gösteriyor. Avrupalı FinTech’leri ve yatırımcıları neler bekliyor? Bu ve benzeri sorular, öne çıkmaya çalışan Avrupa FinTech Ekosisteminin çözmeye çalıştığı ve bu nedenle de konferansa dahil ettiği European FinTech Day’in ana temasıydı. Bu kapsamda, Avrupa’nın önde gelen ekosistem temsilcileri (Hollanda, Belçika, Luxemburg, Almanya, İtalya ve Polonya) konuları tartışırken, aynı zamanda kendi ekosistemlerinden getirdikleri ve dikkat çekmek istedikleri önemli FinTech girişimlerini de tanıttılar.

Avrupa’da halen temel konulardan birinin bankalar ve FinTech’ler arasındaki iş birliğinin boyutları üzerindeki tartışmalar ekseninde döndüğünü görmek şaşırtıcıydı. Oturumlarda, taraflar arasındaki güven sorunları, taraflar arasındaki iletişim, yatırım çekme, medya iletişiminin önemi ve marka gibi konular öne plana çıktı.

PITCH Sahnesinde, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen 21 FinTech girişimi sunum yaptı Bu kapsamda, FinTech İstanbul olarak, Türkiye’yi temsilen, KYC sürecinin önemli bir parçası olan ve Identity Verification-as-a-Service iş modeli ile hizmet veren Dijital Kimlik Doğrulama Platformu Identify’ı sahneye çıkardık. Başarılı bir sunum ve soru-cevap seansı gerçekleştiren Identify, sonrasında ilgililerle networking yapma şansını yakaladı.

İkinci gün, Avrupa’nın önde gelen Ekosistem yöneticilerinin katıldığı bir panel ile son buldu. Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İtalya ve Polonya FinTech ekosistemlerinin temsilcileri, kendi ekosistemlerini tanıtırken, ülke pazarlarının sunduğu fırsatları ve yatırım olanaklarını anlatırken, aynı zamanda rekabet üstünlüğü sağlayan FinTech girişimleri ile farklı ülkelerde sunabilecekleri teknolojik olanakları da ortaya koydular.

Türk Ekosistemi Bir Arada

Geçen sene olduğu gibi bu sene de Türkiye’den gelen yöneticiler ve Frankfurt bankacılık ekosisteminin önde gelenleri bir akşam etkinliğinde bir araya geldi. Frankfurt Başkonsolosu Erdem TUNÇER’in konutunda Veripark sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikte farklı ekosistemde faaliyetlerini yürüten girişimciler ve bankacılar iş birliği fırsatlarını konuşma imkanı yakaladılar.

Güzel ve yoğun geçen iki gün bizler için bu tür konferansların ve sunduğu networking olanaklarının ne kadar önemli olduğunu gösterirken; ülke ekosisteminin ve ekosistemdeki oyuncuların bilinirliğinin sağlanması ve “Finansal Teknoloji İhracatı” açısından önemini bir kere daha ortaya koydu.

Prof. Dr. Selim Yazıcı
İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, İşletme Bölümü öğretim üyesidir. Ayrıca, Marmara Üniversitesi, Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü'nde, Sigortacılık Bölümü'nde 2009-2016 yılları arasında misafir öğretim üyesi olarak "E-Sigortacılık" dersini vermiştir. 2019 yılından beri misafir öğretim üyesi olarak Özyeğin Üniversitesi, Financial Engineering and Risk Management (FERM) Yüksek Lisans Programı'nda Financial Technologies dersini vermektedir. Teknolojiye ve teknolojinin yaratacağı fırsatlara inanmış bir akademisyen olarak, 2000'li yılların başında, teknolojideki değişimin finansal kuruluşların üretim, pazarlama, satış, dağıtım ve satış sonrası süreçlerinde yaratacağı etkileri ve e-ticaret olanaklarını değerlendiren araştırmalar yapmış ve sigortacılık sektörüne özel bir envanter oluşturmuştur. Bu çalışmaların sonuçlarını, ortak yazar olarak yer aldığı "Elektronik Sigortacılık" (2002) adlı kitabında yayınlamıştır. Daha sonra, finansal hizmetler dünyasındaki teknolojik değişimi ve müşterilerin dijitalleşmesini gözlemleyerek, özellikle bankacılık ve sigortacılık sektöründe dijital dönüşüme yönelik projeler geliştirmiştir. Teknolojinin finansal hizmetler sektöründe kullanımı ve çevik yapılar olan start-upların bu alandaki girişimcilik faaliyetlerini içeren FinTech ve InsurTech konuları ilgi alanını oluşturmaktadır. Girişimcilik, Finansal Teknolojiler, Dijital Sigortacılık, Proje Yönetimi, İş Sürekliliği Yönetimi, İşletme Yönetimi, Uluslararası İşletmecilik ve Örgütsel Davranış konularında dersler vermektedir. Finansal teknolojiler konusunda girişimcilerin ihtiyaç duyabileceği tüm alanları kapsayan ve ülkemizde ilk olarak FinTech İstanbul tarafından gerçekleştirilen "FinTech 101 Eğitim Programı"nın şekillenmesini sağlamıştır. Öğrenen Organizasyonlar (2001), Elektronik Sigortacılık (2002), E-Öğrenme (2004) ve İş Sürekliliği Yönetimi (2013) başlıklı yayınlanmış dört kitabı bulunmaktadır. TSEV ve TSPB'nin eğitmenlerinden olup bankalar ve sigorta şirketleri için çeşitli konularda eğitim programları düzenlemiştir.